Amiga
30 Nis 2007
Amigasız Bahar Gelmiş Neyime Doplantısı :)
A600 - 1MB RAM Card
Bu küçük şirin aletin en büyük handikaplarından birisi RAM problemidir..
Dombili Commodore bu cihaza harddisk takılmasını kolaylaştırmış ama HDD'si olanların ekstra RAM olayını çözmeleri için fazla çözüm üretmemiş..
Zaten çok az satılan A600 için piyasada donanım bulmak gerçekten zor.. Olanlarda çok pahalı..
Bunlardan biri de Individual Computers'ın ürettiği Clock için pili de bulunan 1MB Ram kartı..
Vesalia Computer (Almanya) satış fiyatı : Posta dahil adrese teslim 41,84 Euro, Ortalama 80 YTL'ye 10 gün gibi bi sürede adrese geliyor ve herhangi bi gümrük sorunu yaşanmıyor.
A600'ünü beslemek için 80 YTL'den kaçınmayanlar bu linkden sipariş edebilirler
29 Nis 2007
Geçmişten Bugüne ve Yarına
Bilgisayarlarla yatıp kalktığımız şu günlerde, geçmişi bir kenara bırakıp önümüze bakmak pek te doğru olmaz sanırım. Teknolojiyi bugüne taşıyan gelişmeleri gözardı edersek geleceği görmemiz zor olacaktır çünkü… Özellikle de bilgisayar dünyasının teknolojik gelişmelere katkısının hayli fazla olduğunu düşünürsek, geçmişin süperlerini yeniden anımsamak gerekli olur diye düşünüyorum.
Bu süperlerden aslından çok var ama ben ilgi alanım olduğundan ve dünyada bir çok kişinin büyük hayranlık duyduğu iki bilgisayardan bahsetmek istiyorum.; Commodore ve Amiga… Eminim ki bilmeyeniniz ya da duymayanınız yoktur bu iki ismi. Zamanında sağladıkları üstün özellikleri ve kalitesiyle bir çok kişiye kendisini sevdirmiş yegane bilgisayarlardandı. Öyle ki günümüzde bile hala büyük bir hayran kitlesine sahip. Her ne kadar farklı firmaların elinde bir oyuncak (!) gibi dönselerde, sevenleri tarafından daima hatırlanacaktır.
Neydi bu kadar sevilmelerini sağlayan? Diye düşünebilirsiniz. Cevabım sadece şu olurdu; insanlara cansız bir makine gibi değilde, ruhu olan ve ona bağımlı hale getiren bir sevgili olduğunu hissettirmesiydi! Belki biraz farklı bir tanım oldu, isterseniz siz o “sevgili” kısmını çıkarın kendi istediğiniz bir şeyi koyun... Klişe bir laf olacak gerçi ama, yaşamadan anlaşılmıyor doğrusu. İnsanın çocukluğu ya da hemen hemen tüm hayatı bu bilgisayarlarla geçtiyse eğer, içinizde hala onlara bir saygı vardır.
Ülkemizde de bu bilgisayarlara bir rağbet var. Dünyadaki kadar olmasa da ben ve benim gibiler, ve benden daha büyük olanların hala ilgisini çekmekte, amatör veya profesyonel olarak bir uğraş vermekteler. Kısacası hala yaşatılmaya devam ediyorlar. Sesimizi duyurmamızda internet kimi zaman yetersiz kalabiliyor. Çünkü, kendi içlerinde bir gruplaşma var. Bu yüzdende ülkemizde bir çok kişi hala Commodore ve Amiga ile bir şeyler yapılabildiğinin farkında değiller. İşte burada yazılı basın biraz daha önemli bir hal almakta. Gerçi eski bir bilgisayar için yazılı basın ne kadar gerekli olabilir diye de düşünebilirsiniz. Ama yazının başında da belirttiğim gibi, geçmişi bilmeyen geleceği göremez… Bu aralar pek fazla olmasada özellikle Amiga dünyasında kıpırdanmalar söz konusu olduğunu düşünürsek, yazılı basının ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavrayabiliriz sanırım.
Saygılarımla,
Serhat ÖZYILMAZ (Agony)
Bu süperlerden aslından çok var ama ben ilgi alanım olduğundan ve dünyada bir çok kişinin büyük hayranlık duyduğu iki bilgisayardan bahsetmek istiyorum.; Commodore ve Amiga… Eminim ki bilmeyeniniz ya da duymayanınız yoktur bu iki ismi. Zamanında sağladıkları üstün özellikleri ve kalitesiyle bir çok kişiye kendisini sevdirmiş yegane bilgisayarlardandı. Öyle ki günümüzde bile hala büyük bir hayran kitlesine sahip. Her ne kadar farklı firmaların elinde bir oyuncak (!) gibi dönselerde, sevenleri tarafından daima hatırlanacaktır.
Neydi bu kadar sevilmelerini sağlayan? Diye düşünebilirsiniz. Cevabım sadece şu olurdu; insanlara cansız bir makine gibi değilde, ruhu olan ve ona bağımlı hale getiren bir sevgili olduğunu hissettirmesiydi! Belki biraz farklı bir tanım oldu, isterseniz siz o “sevgili” kısmını çıkarın kendi istediğiniz bir şeyi koyun... Klişe bir laf olacak gerçi ama, yaşamadan anlaşılmıyor doğrusu. İnsanın çocukluğu ya da hemen hemen tüm hayatı bu bilgisayarlarla geçtiyse eğer, içinizde hala onlara bir saygı vardır.
Ülkemizde de bu bilgisayarlara bir rağbet var. Dünyadaki kadar olmasa da ben ve benim gibiler, ve benden daha büyük olanların hala ilgisini çekmekte, amatör veya profesyonel olarak bir uğraş vermekteler. Kısacası hala yaşatılmaya devam ediyorlar. Sesimizi duyurmamızda internet kimi zaman yetersiz kalabiliyor. Çünkü, kendi içlerinde bir gruplaşma var. Bu yüzdende ülkemizde bir çok kişi hala Commodore ve Amiga ile bir şeyler yapılabildiğinin farkında değiller. İşte burada yazılı basın biraz daha önemli bir hal almakta. Gerçi eski bir bilgisayar için yazılı basın ne kadar gerekli olabilir diye de düşünebilirsiniz. Ama yazının başında da belirttiğim gibi, geçmişi bilmeyen geleceği göremez… Bu aralar pek fazla olmasada özellikle Amiga dünyasında kıpırdanmalar söz konusu olduğunu düşünürsek, yazılı basının ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavrayabiliriz sanırım.
Saygılarımla,
Serhat ÖZYILMAZ (Agony)
27 Nis 2007
DATCA AMİGA CLUB
Datca nın merkezinde deniz ve gölün buluştugu yerde mekanımız..Yaniii bir cennetten köşe,huzur,mutluluk,akdeniz yemekleri,balık ve zeytinyaglı sebzelerin bol oldugu şirin bir restaurant ve içinde mini bir AMİGA CAFE :) hepinizi bekliyorum... tatile cıkıyorsanız yolunuzu datca ya ceviriyorsanız ugruyacagınız ve soluklanacagınız güzel bir yer var artık.. :) :)
25 Nis 2007
Amiga'nın Tarihçesi
Amerikalı, video oyunlarına oldukça meraklı olan üç dişçi video oyunları pazarına girerek Atari firması gibi çok para kazanmayı hayal ediyorlardı. Bu amaçla Hi-Toro adında bir şirket kurdular. Bu şirketin amacı grafik ve ses olarak mükemmel bir teknolojiye sahip bir oyun makinası yaratmak ve tabi ki çok para kazanmaktı. Yaratıcı beyin olarak Jay Miner ve Dave Morse'un katılımıyla grafik ve ses alanında yeni bir çığır açacak olan bu yeni makinanın hazırlıkları da başlamış oldu.Daha önceden Atari firmasında çeşitli makinaların custom chiplerini dizayn etmiş olmaları sebebiyle oldukça tecrübeli olan bu iki şahıs çabucak yeni yaratacakları makinanın planını hazırladılar. Bu plana göre: Makinanın kod adı "Lorraine" olacaktı, grafik ve ses olarak o zamanki en ileri teknolojiye sahip Custom Chip'ler kullanılacaktı ve genişleme kapasiteside yüksek olacaktı. Bu sayede daha sonra çıkacak olan genişleme modüllerinin (klavye girişi, seri ve paralel port, diskdrive vb.) makinaya ilave edilmesi ile birlikte tam fonksiyonlu bir bilgisayara dönüştürülebilecekti. Bu planlar ve düşünceler altında yeni makinanın Custom Chip'leri ile ilgili çalışmalar başladı.
1983
Yeni makinanın Custom Chip'leri ile ilgili çalışmalar hala tamamlanmamıştı. Bunun nedeni Hi-Toro firmasının içinde bulunduıu mali sıkıntı yüzünden araştırmalar için kaynak oluşturulamaması idi. Hi-Toro firması bu zor durumdan nasıl kurtulacağını kara kara düşünürken Atari firması Jack Tramiel aracılığı ile şirketi satın alma teklifinde bulundu. Ancak fiyat konusunda bazı anlaşmazlıklar oldu. Buna rağmen Hi-Toro firması Atari'nin yaptığı son teklifi kabul etmek üzereyken hiç hesapta olmayan birşey oldu ve Commodore firması ani ve oldukça anormal bir teklifte bulunarak Hi-Toro'yu satın aldı.
1985
Commodore, Lorraine üzerinde bazı değişiklikler yaptı. Öncelikle "Lorraine" adı "Amiga" olarak değiştirildi, hafıza iki kat arttırılarak 256 KB'a çıkarıldı, çift yüzlü (double side) disk drive standart oldu. Yapılan bu değişikliklerden sonra Haziran 1985'de ilk Amiga, yani Amiga 1000 New York'da piyasaya sürüldü. Amiga 1000 piyasaya çıktığında dizaynıyla, çift düğmeli mousuyla, 7.14 Mhz'lik Motorola 68000 işlemcisiyle, 512 Kb'a yükseltilebilen 256 Kb hafızasıyla, maksimum 4096 renk kapasitesiyle, tamamen multitasking işletim sistemi ile herkesi kendine hayran bırakmıştı.
Commodore, Lorraine üzerinde bazı değişiklikler yaptı. Öncelikle "Lorraine" adı "Amiga" olarak değiştirildi, hafıza iki kat arttırılarak 256 KB'a çıkarıldı, çift yüzlü (double side) disk drive standart oldu. Yapılan bu değişikliklerden sonra Haziran 1985'de ilk Amiga, yani Amiga 1000 New York'da piyasaya sürüldü. Amiga 1000 piyasaya çıktığında dizaynıyla, çift düğmeli mousuyla, 7.14 Mhz'lik Motorola 68000 işlemcisiyle, 512 Kb'a yükseltilebilen 256 Kb hafızasıyla, maksimum 4096 renk kapasitesiyle, tamamen multitasking işletim sistemi ile herkesi kendine hayran bırakmıştı.
1986
Biri Amerika'da diğeri Almanya'da bulunan iki grup Amiga 2000 ile ilgili çalışmalara başladı. Bu sırada ise İngiltere'de Vic 20, Amstrad CPC, MSX, Spectrum ve C64 oldukça populer bir durumdaydı.
1987
Sonunda Amiga 2000 ve Amiga 500 gün ışığına çıktı. A500 12 Haziran'da satışa çıktı. İlk çıktığında satış fiyatı tam tamına 587 pound idi ve o zamanlar piyasada bulunan Atari ST ile kıyaslandığında oldukça pahalı kalıyordu. Ancak aradan geçen kısa zaman içersinde hem A500'ün fiyatı düştü, hem de A500'ün Atari ST'den çok daha iyi bir makina olduğu ortaya çıktı ve bu durum karşısında A500'ler peynir ekmek gibi satılmaya başladı. A500'lerin başarısı C64'ün elde ettiği başarıyı bile gölgede bırakmıştı.
1990
Workbench 2.0 ile birlikte ilk 32 bitlik Amiga olan Amiga 3000'ler piyasaya sürüldü. Bugün bile bazıarı A3000'i gelmiı geçmiı en iyi Amiga olarak kabul etmekte... Ayrıca hepimizin imrendiği, ancak Amerikan video yayın formatının NTSC olması nedeniyle ve bir türlü Avrupa video yayın formatı olan PAL'a adapte edilememesi yüzünden görmek ve kullanmak nasib olmayan Video Taoster'da ilk kez 1990'ın sonlarına doğru maalesef yukarda açıkladığımız sebeplerden dolayı sadece Amerikan piyasasında satışa sunuldu.
1991
CDTV gün ışığına çıktı. Ancak fiyatının yüksek olması ve yenilik olarak değişik birşeyler sunmaması sebebi ile beklenen ilgiyi görmedi.
1992
A500'lerin üretimine son verildi buna karşılık A600'ler piyasaya sürüldü. ilk çıktığında büyük ilgi gören A600'ler Commodore'un izlediği hatalı stratejiler sonucunda çok kısa bir süre içerisinde cazibesini kaybetti.
A500'lerin üretimine son verildi buna karşılık A600'ler piyasaya sürüldü. ilk çıktığında büyük ilgi gören A600'ler Commodore'un izlediği hatalı stratejiler sonucunda çok kısa bir süre içerisinde cazibesini kaybetti.
1994
Commodore firması CD32'yi çıkararak console piyasasına el attı. CD32 ilk çıktığında piyasadaki tüm rakiplerinden daha iyi bir teknolojiye ve konfigürasyona sahipti. İlk 32 bit'lik consolelardan biri olması, piyasadaki diğer 16 bit'lik makinalar karşısında CD32'yi oldukça cazip kılıyordu. Bütün bu başarılara rağmen izlenen hatalı stratejiler sonucunda CD32, Commodore'un çıkardığı son model oldu.
Görüldüğü üzere Commodore'un batmasında izlenen hatalı stratejiler çok büyük rol oynadı. Hepimizin hatırladığı gibi 1994'ün baharında beklenen şey oldu ve Commodore çok önceden girdiği mali krizi atlatamayarak iflas bayrağını açmak zorunda kaldı.
Herneyse artık olan oldu ve Commodore firması sonuçta battı; yapacak birşey yok! Fakat Commodore batışından önce, o an için yapabileceğinin en iyisini yaptı ve amiga'nın tamamen yok olmasını engelleyecek bir protokol hazırladı. Bu protokole göre şirketi kim alırsa alsın hiç bir şekilde Amiga'nın üretimini, geliştirilmesini durdurmayacak, Amiga teknolojisi üzerinde herhangi bir değişiklik yapamayacak ve başka alanlarda kullanamayacaktı.
Sonunda 1994'ün ortalarında Commodore firması tüm mal varlıkları ile birlikte satışa çıktı. İlk öneri Samsung'dan geldi. Samsung oldukça iyi bir fiyat teklifi ile gelmişti. Ancak Samsung, Commodore'u aldıktan sonra Amiga'yı üretmeyi düşünmüyordu. Sadece Amiga'nın teknolojisini kendi makinalarında kullanmayı istiyordu ve bedelini ödemeyede hazırdı. Elbetteki Samsung'un bu teklifi kabul edilemezdi. Commodore, kendisini satın alacak şirketin öncelikle bu protokolü kabul etmesi gerektiğini açıklayınca Samsung teklifini geri çekmek zorunda kaldı.
Daha sonraki teklifleri ise Escom, Dell ve ilginçtir commodore UK (Commodore'un ingiltere bölümü) getirdi. Commodore, Commodore UK'nın teklifine oldukça sıcak bakıyordu. Eh! nede olsa şirketin bir kanadıydı ve şirketin bu kanadı şirketi satın almak istiyordu (oldukça ilginç bir durum o zaman neden kendi içinde bir satış gerçekleşmedi). Ancak Escom ve Dell'in de Commodore'un tüm şartlarını kabul ederek daha iyi bir teklif götürmesi ile birlikte Commodore UK'da çekilmek zorunda kaldı. Escom savaştan galip çıkan taraf olarak Commodore'u satın aldı.
Yeni üretim Amiga'lar 8 Ekim 1995'de piyasaya sürüldü. Fakat Escom'da Amiga'ya fazla bir katkı sağlayamadı. Hatta elektrikli süpürgeye benzer bir Amiga dizayn etti. Escom'da bir süre sonra iflas etti ve Amiga'yı Gateway'e sattı. Bu kısım tam bir faciadır zaten. Çünkü Gateway'le iki sene boşa geçti. Gateway'da Amiga'yı sattı. Artık Amiga Inc. yeni modeller üretmeyeceğini sadece software üreteceğini duyurdu. Amigacılar için ikinci facia da budur. En azından yeni bir işletim sistemi piyasaya sürüldü. Ama Amiga gibi bir bilgisayarın gelişimi duramazdı. Amiga için turbo boardlar ve Ppc kartlar piyasaya sürüldü. Amiga software olarak da oldukça gelişti... Sonrasını biliyorsunuz zaten
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)